Deneme EDEBİYAT

ÂB’I ARAYIŞ

huda-nezdik-est--i756128-600

Değil midir ki tüm dertlerin ve bizi isyan kuyularına sürükleyen her şeyin sebebi, ileriyi görmeye muktedir olmamamız? Nitekim, yüzümüze kapanan bir kapının önünde durmaktan vazgeçmemiz kolay olmayacaktır. Dünya başımıza yıkılır ve enkazın üzerimizden kaldırılışını tahayyülümüze almayız.

Oysa biri, bizi biraz ileride bekleyen güzel günlerden bir kaç kesit gösterse o an hamd etmez miyiz?

Kezâ dramın varlığından kim mevzu açabilir? Fakat bunun mümkün olmasıyla sadece dram anlamını kaybetmeyecek… Sabır, sükunet, yanmak, teslimiyet ki dolayısıyla ”hayırlısı” kelâmı, tevekkül ve dahi dua. Dua ki insanın acziyetini en âlâ idrâk edişi. Dua, abdiyet. Dua, nâmütenahi bir teslimiyet ve güven. En teslim olunası ve en güvenilesiye…

”Allah yakındır”, orijinal ismiyle Hüdâ Nezdik Est (2006); İran yapımı bir film. Bizim gibi zâhir olanı ele alabilecek insanlar için aklı başında olmayan Rıza’nın, köye gelen ve asil duruşu ile dikkatimizi çeken öğretmene duyduğu aşkı Ali Veziriyan arifâne bir bakış açısıyla anlatmak istemiş. Allah sa’yını meşkur eylesin demek lazım yönetmene.

Bu naif filmde saflığı Rıza ile aşikâr eyliyor yönetmen. Öyle ki Hafız Şirazi’nin;

”Yüreğim kanıyor, heyhat! Ama bu yaraya merhem yok.” dizelerini hocası Seyyid Yahya’nın üzüldüğü zamanlarda okumasına binaen Rıza dizelerin sahibinin Hafız değil, Seyyid Yahya olduğunu iddia ediyor. Yüzünüzde ister istemez böyle masumâne bir vesileyle tebessüm oluşuveriyor.

Şefkati, merhameti ve çaresizliği ise Rıza’nın annesinde görüyorsunuz. Rıza’nın Leyla’sını kaybetmesiyle o da evladını kaybediyor âdeta. Ve işte orda Rıza da, annesi de ileriyi göremiyor. Görebilseler Rıza asıl Leyla’nın peşine düşer mi? Annesi sevgiliyle vuslata erer mi? Rıza’yı asıl Leyla arayışına sokan tam da bu. Çaresizlik, yanmak. ”Öyle elin yüzün su toplamaz, sağlamsındır. Ama yanarsın, bildin mi onu?” demişti bir hocam. Öyle yanmak Rıza’nınki. Tam da Hafız’ın dediği gibi merhem yok bu yaraya.

Ki çok geçmeden nereye gidiyorsun sorusuna şöyle cevap verecek Rıza;

”-Leyla’nın peşinden gidiyorum, Seyyid Yahya. Leyla’yı arıyorum.

+Leyla dün kendi ayağıyla sana gelmişti, sen gitmesine izin verdin.

-Başka bir Leyla’yı arıyorum. Kimsenin benden alıp götüremeyeceği. İstediğim zaman, kendisiyle konuşabileceğim, bize her şeyden daha yakın olanın… Eğer aşık olursan, başka kimseye muhtaç olmayacağın o Leyla’yı…”

Öyleyse kapının kapanışı bize bir arayış ve arayışla gelecek inşiraha vesile değil mi? Orada kalmak yerine aranacak Hak, aranacak hakikat varken…

Filmin sembolik ve felsefi anlatımına takılmadan, Rıza’nın hamd edişini heybelerimize alır mıyız?

Ve der miyiz?:

”Allah’ım! Hamd sanadır; tüm teşekkür edenlerin şükrü sanadır. Bu acı ve musibetten dolayı da yine sana hamd olsun…”

Âb’ı anlatanlarınız eksik olmasın. Selam ve dua ile…

| Hilal EKREN

Yazar Hakkında

İmsak Dergisi

İmsak Dergisi

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com