DÜŞÜNCE

Asrın Gölgesindeki Dava

Sahrawi men walk in the desert after a ceremony marking the 35th anniversary of the proclamation of independence of the Sahrawi Arab Democratic Republic on February 27, 2011 in the Western Sahara village of Tifariti. Western Sahara is a former Spanish colony which was annexed in 1975 by Morocco. The Polisario Front, backed by Algeria, wants independence for the territory on the west African coast. AFP PHOTO / DOMINIQUE FAGET (Photo credit should read DOMINIQUE FAGET/AFP/Getty Images)

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

وَالْعَصْرِ .1

 إِنَّ الْإِنْسَانَ لَفِي خُسْر .2ٍ

إِلَّا الَّذِينَ ءَامَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْر .3ِ

Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
1- Asra yemin olsun ki,
2- İnsan mutlaka ziyandadır.
3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.

Esselam-ü Aleyküm. Hamd Alemlerin rabbi olan ALLAH (cc)’adır.

Yazıya başlamadan önce Asr suresini ve Türkçe mealini verdim çünkü; başlıkta gördüğümüz gibi konumuz ASR’ın GÖLGESİNDEKİ DAVA! Yüce Allah(cc) Asr suresini Mekke’ de nazil etmiştir. Asr suresi  Vel asr  diye        başlamaktadır. Vel Asr, Asra yahut zamana and olsun diye dilimize tercüme edilebilir. Burada bahsedilen zamanı Üstad MEVDUDİ mutlak bir zaman olarak tabir ediyor. Mutlak zaman geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman olarak üç kısma ayrılmaktadır. Zamanı, İmam Razi hazretleri ise bir betimlemeyle anlatır ve derki” Zaman pazarda buz satan bir pazarcının malı gibidir ve her saniye her dakika sermayesi erimektedir.” Evet gerçekten zaman her saniye azalmakta ve ömür sermayesi tükenmektedir. Belirttiğim üzere zaman geçmişte, zaman şu anda ve zaman gelecekte. Yani bütün yaptıklarımız, yapıyor olduklarımız ve yapacaklarımız zaman içindedir. Bu söylediklerimiz aklımızın bir köşesinde dursun ve ikinci ayeti kerimeye geçelim. İnnel insane lefi husr diyor Allah(cc) yani insan gerçekten ziyan içindedir. Ziyanın diğer bir anlamı ise zarardır. Peki insan niçin zarar içindedir? İnsanın dünyaya gönderiliş gayesi Allah(cc)’ın Rıza-i İlahisini kazanıp tekrar geldiği yere gitmesidir. Yani Allah bizi bir sınava göndermiştir. Bize düşen bu sınavı başarılı bir şekilde geçmektir. Bu sınavı başarılı geçmenin şartlarını ise Allah Asr suresinin 3.ayeti kerimesinde veriyor ve diyor ki: İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr .  Ancak iman edip, salih amel işleyenler hakkı ve sabrı tavsiye edenler istisna.

Bir öğrenci düşünelim. Bu öğrenci bir sınava girecek sınava girebilmesi için sınav salonuna gidip yerine oturması ve gerekli materyallerini hazırlaması gerekiyor. İşte ayeti kerimenin ilk koşulu imandır. Kişi ilk önce salih bir imana sahip olmalıdır. İman etmek bireyseldir. Devam edelim salih amelde bulunanlar diyor ayeti kerime. İman etmek ilk evredir salih amel işlemek de sınavda öğrencilerin soruları çözmesi gibidir. Ancak bu soruları çözmesi sınavı kazanmak için yetmeyecektir. Çünkü onları optiğe işaretlemelidir. Salih amelde aynı iman etmek gibi bireyseldir. Ayeti kerimenin üçüncü ve son tavsiyesi ise hakkı ve sabrı tavsiye etmektir. Üstad Mevdudi ayeti kerimeyi ” Birincisi iman edenler ve salih amel işleyenler bunu ferdi olarak yapmakla kalmalı, aynı zamanda mümin ve salih bir toplum yetiştirmelidir. İkincisi, bu toplumu bozulmaktan koruyabilmek için her fert kendi sorumluluğunu idrak etmelidir. Onun için toplumun bütün üyelerine, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye etmeleri farzdır.”

İman etmek ve salih amel işlemek ilgili detayları daha önce verdik. Asıl konu başlığımızı ilgilendiren kısım üçüncü ayetin ikinci kısmıdır. Hakkı ve Sabrı tavsiye etmek. Hakk kelimesinin birden çok anlamı var fakat biz sadece konumuz ile ilgili tanımı vermeyi tercih ettik. HAKK kelimesi ”Batıl”ın zıddıdır. Yani batıla karşı Allah(cc) istediklerini yapmak, istemediklerini yapmamak ve bu kaideleri diğer insanlara anlatmaktır. Onları  hidayete çağırmaktır. SABR ise Hakkın ve onu himaye etmenin uğrunda karşılaştıkları bütün zorluk, musibet, zarar ve mahrumiyetler karşısında birbirlerine sebat göstermeyi telkin etmektir. Hakkı tavsiye etmek ve neticelerine sabretmek CİHAD dır.

Sureyi baştan sona kalemimizin yazabildiği, aklımızın ve gönlümüzün tefekkür edebildiği kadar yazmaya çalıştık. Şimdi baştan itibaren bir kez daha düşünelim. Allah zamana yemin ediyor çünkü; insanlar geçmiş zamanda gaflet içinde yaşadılar, şu anda yaşıyorlar ve gelecek zamanda yaşayacaklar. Bu kaçınılmazdır. Bu yüzden insanlar zarar içindedir. Yalnız bu zamanlarda zarar içinde olmayan insanlar oldu, oluyor ve olacak. İşte bunlar iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler. Geçmiş geçmişte kaldı elimizden gelen bir şey yok. Fakat şu an yaşıyoruz ve gelecek zaman daha gelmedi. Gerçekten iman eder ve salih amel işlersek yani davamıza iman eder ve davamızın bize emrettiği Hakkı ve Sabrı tavsiye edersek gerçekten ziyana uğrayanlardan olmayız inşallah. Bizim davamız Asr suresinde tanımlanmıştır. Kısaca İmam Şafi HZ. ASR suresi hakkında şunları söylüyor”Eğer insan bu sure üzerine derinlemesine düşünürse yalnız bu sure onun hidayeti için yeterlidir.”

”Biz gerçekten iman edip, salih amel işlersek, hakkı ve sabrı edersek Allah(cc) bizi ziyana uğrayanların sınıfına koymayacaktır. Allah hakkıyla sözünü tutandır.”

“Esselamu aleykum ve rahmetullah”

Murabıt-ı Talip

Yazar Hakkında

Selman Sadık ŞAHİN

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com