SÖYLEŞİ

Duran Çetin ile Söyleşi

duran_cetin_6

Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz?

Konya’nın Çumra ilçesine bağlı Apasaraycık köyünde 1964 yılında doğdum. İlkokulu köyümde, orta öğrenimini Çumra’da tamamladım. Konya’da Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1986 yılında mezun oldum. Aynı yıl Eskişehir’e bağlı Sarıcakaya ilçesinde başladığım öğretmenliğe; Turhal, Kulu ve Çumra’da uzun yıllar devam ettim. Görevime Konya’da öğretmen olarak devam etmekteyim. Evli ve iki çocuk babasıyım.

*Konya Postası ve Hakimiyet Gazetelerinde köşe yazıları kaleme aldım.
*Bazı özel radyolarda   programlar yapıp yönettim.
*SUNTV’de uzun bir süre “Kitap Okuyorum” isimli kültür programını hazırlayıp sundum.
*Halen KONTV’de “Kültür Dünyamız” programını hazırlayıp sundum.
* Berceste, Edebiyat Otağı, Çağrı, Ribat, Müsvedde, Yedi İklim, Dergâh, Ay Vakti, Vuslat, Mahalle Mektebi, Hece, Hece Öykü, Ailemiz Çocuk, Kent ve Çocuk, Çocuksu, Konya Çocuk ve Diyanet Çocuk dergilerinde hikâye ve yazıları yayımlandı. 

*”Okuma-Yazma”, “Başarılı olmanın yolları”, “Ailede eğitimin önemi”, “Çocuk Eğitimi” konulu konferanslar sundum ve sunmaya devam ediyorum.
*Antolojilerde öykülerim yayınlandı.

Farklı üniversitelerde hakkımda tezler hazırlandı.

40 civarında kitabım yayımlandı.

Yazarlık hayatına nasıl başladınız? Sizce bu yazarlık hayatınızda en zor adım hangisi?

Aslında gazetede köşe yazılarıyla başladı. Sonra kitap yazmamı gerektiren bazı olaylar yaşandı. Ben de yazmaya başladım. İlk önce roman sonra öyküler yazmaya devam ettim. Şimdi hem roman hem öykü, hem de masallar kaleme alıyorum.

Aynı zamanda öğretmensiniz. Öğretmenliğinizin yazarlığa etkisi oluyor mu?

Öğretmenliğim yazar olmamda en büyük etkendir. Yazarlığımı öğretmenliğime borçluyum desem yeridir. Çocuk ve gençlerle birlikte olmak, onları anlamak ve onların çevresinde gelişen olay ve yaşanmışlıkları gözlemlemek yazma kaynağım diyebilirim.

Çocuklara yönelik yazılan öykülerin onların zihin dünyasına nasıl katkıda bulunduğunu düşünüyorsunuz?

Direk katkı denebilir. Benim çocukluğumda okuduğum hikâyeler hala canlılığını koruyor. Çocuk yaşta öğrenilen bilgi belki de kalıcı oluşu açısından altın değerindedir. Onları karakterinin oluşmasına ve kişiliklerinin oturmasına katkı yapmak gibi bir görevle yazınca onların zihnindeki kalıcılığa esas olacak önemle yazmak gerekir. Kendi değer ve ahlakımızı çocuk yaşta hikâye, masal ve roman formatında unutulmazlık zırhına büründürebilirsiniz.

Dergimizin bünyesinde mülteci çocuklar için “umut dolu hikayeler” projesi gerçekleştiriyoruz. Sizce onların psikolojilerine bu şekilde bir katkıda bulunabilir miyiz?

Elbette. Onlar için geleceğin var olduğunu, sıkıntıların geçici olduğu gerçeğini belki de eğlenceli bir şekilde anlatmak gerekir. Savaşın ilanihaye devam etmeyeceğini iyi anlatmak gerek. Yarınlarda savaşsız günlere hazır olmak için bugünlerde ve zor şartlarda öğrenmelerini temin etmek ve bunu iştahlandırmak için yazılmalı hikâyeler. Umutsuzluk bitmektir. Tükenmişlik duygusuyla yoğrulanlar geleceği göremezler. Gelecekten ilgisiz yaşarlar. Bu da çocuklar için en büyük tehlikedir. Gelecekte onlarla yönetilecek olan dünyanın zulme uğramaması bugün onların eğitimine bağlıdır.

Son dönemlerdeki olaylar birçok insanın dolayısıyla çocuklarında üzerinde gerek psikolojik gerek fiziki açıdan ciddi hasarlar bıraktı. 15 Temmuz demokrasi mücadelemizin sizce gelecek nesillere de aktarabilmek adına öyküleştirilebilir mi? Yahut bu konuyla alakalı başka planlarınız var mı?

Tarihi bir dönüm noktasıdır. Yaşadığımız bu tarihi anı yazıya dökmek gerek. Edebiyatın her türünde eserler verilmeli. Bugün yazmazsak yarın bu olay başka yönlere kaydırılabilir. Bunun önüne geçmek adına her yaş gurubu için farklı edebi türlerde yazmak gerekir. Ben yazmayı düşünüyorum. Mesele vatan olunca bütün insanların ‘Allahüekber’ diyerek sokaklara nasıl çıktığını gördük. Milletimizin bu değerli çıkışını geleceğe taşımalıyız. Günümüzün çocuklarına yaşadıklarını hatırlatmak ve unutturmamak için yazmalıyız.

 

Öykülerinizde en çok dikkat ettiğiniz konu kültürümüz. Başka hangi konuların üzerinde durulmalı? Çocukların fikir dünyasına nasıl bir katkıda bulunabiliriz?

Okuyan ve düşünebilen insanlar olmaları için yazıyorum. Ahlaklı, dürüst, şahsiyetli kişilikler olabilmek için yazıyorum. Gönlü mescitlere, beyni kütüphaneye bağlı olmaları için yazıyorum. Kendimizi yazıyorum. Olması gerekeni yazıyorum. İlahi mesaja uygun yaşamanın huzur kaynağı olacağının yazıyorum…

Son olarak bizlere vermek istediğiniz bir mesaj var mıdır? Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Bizim görevimiz yaşımız ne olursa olsun kulluktur. Bunun için bu dünyadayız. O halde bu düşünceyle okumalı ve yazmalıyız. Okuyan nesiller bizim geleceğimiz açısından önemli. Bizi yansıtan, bizden olanları yazmak ve okumak gerek.

Ben teşekkür ederim. Başarı dileklerimle.

Söyleşi : Serranur AKIN

Yazar Hakkında

İmsak Dergisi

İmsak Dergisi

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com