Deneme EDEBİYAT

İsmail’ce Bir İncelik

ismailce

* “Yollar Uzun Yollar İnce

Yol Kısalır Aşk Gelince

Yat kurban Ol İsmail’ce

Bıçak senden incinmesin”

Ülke olarak ciddi bir imtihan döneminden geçmekteyiz. Yeniden dirilişimize gebe olan bu dönemin sancıları milletimize ızdırap vermekte, gözlerini doldurup yaşartmakta. Şer güçler içeride ve dışarıda yeniden bir dirilişi engellemek için erkenden önünü kesmek için tuzaklar kurmakta, şeytani ittifaklar yapmaktalar. Onların karşısında duran bizler ise elifçe bir duruş sergilemeye çalışmakta bunun için çabalamaktayız. Dünyanın içinde bulunduğu, mazlumların sayı olarak çoğunluğu oluşturduğu mevcut durumun acaba tek suçlusu şeytana hizmette yarışan batı mı?

Kurban Bayramı yaklaştığında aklıma ilk gelen Abdurrahim Karakoç’un yazının başındaki dörtlüğüdür. Kurban Bayramı bir dörtlükte nasıl ifade edilebilir cevabını bize veriyor üstad. İslam, insanı yürüdüğü bu uzun ve ince yolda özüne döndürerek yaratılış amacını hatırlatan bir disiplindir. İnsanın özü nasıldır sorusunun cevabı ise örneğimiz önderimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’e bakarak açıkça cevap buluyor.

Kurban ibadeti kendimizi hatırlama yolculuğumuzda bizim için büyük bir fırsat ve maalesef bu ibadet, diğer çoğu ibadet gibi sadece form düzeyinde yapılıyor. Maddede kurban ibadeti yapılıyor görülse de mana olarak bu ibadetin etkisi insanda tezahür etmiyor. Bunun nedeni diğer ibadetler gibi kurbanın da sadece eylem tarafının ön planda olması. Müslümanların bir kısmı kurban keserek dağıtıyorlar ancak bunu bilinçli şekilde değil gelenekmiş gibi yapıyorlar. Bu durum kurbanın bizleri İsmail’ce bir hale büründürecekken bu halden mahrum kalmamıza sebep oluyor. İnsanda tezahür etmeyen bu hal topluma da yansımıyor. Toplum dinamiklerini düzenleyen ibadetlerden biri olan kurbanın bu faydasından toplum mahrum kalıyor. Bir parça et ile taşınan büyük bir dayanışma, insanların dertlerini yanlarında olarak hafifletme hamleleri sonuçsuz kalıyor. Kurban ibadeti ile birbirlerinin dertleriyle dertlenen insan sayısı her geçen yıl azaldıkça terazinin diğer kefesindeki bayram tatilcileri gittikçe artıyor. Kurban Bayramı artık isim değiştirerek “Kurban Bayramı Tatili” ismini alırken hayatımızdaki merhamete ve paylaşmaya açtığımız kısıtlı alanda giderek daralıyor. Bu alan daraldıkça insanlar birbirinden uzaklaşmakta, yalnızlaşan insan yalnızlığının gölgesinde kendine bir parça güneş ışığı aramakta. Kurban ile akan kanlar, kesilen etler pişirilen yemeklerin hiçbiri bu ışıktan bir parça olamaz. İnce insanlar bu ışıktan nasiplenir de ince olanı da bıçak incitmekten çekinir.

İnceliğimizi yitirdiğimiz zamanlarda ciddi imtihanlar ile Allah (c.c.) bizi sınadı ve sınamaya devam ediyor. O inceliği yeniden kazanmadan bu imtihanlarda muvaffakiyet kazanmayı beklersek ciddi hayal kırıklıkları yaşayacağımız kesin. Bu incelik, insanların şeytanları taşladığı değil, şeytanların insanları taşladığı bu dönemde mazlumlara bir umut olacaktır muhakkak. Dünyadaki düzeni eleştirirken kaybettiğimiz inceliği umarım bu Kurban Bayramı ile yeniden hatırlar ve paylaştıkça çoğaldığını unutmayız. Kurban hepimize İsmail’ce bir hal getirir inşallah ve o inceliği gönüllerimize işler.

Selam ve dua ile…

*Abdurrahim Karakoç

Yazar Hakkında

Eyüp ŞİMŞEK

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com