DÜŞÜNCE SANAT

Mimarlık, Modernlik

mimari

“İnsanlığın dünyadaki esas vazifesi dünyayı güzelleştirmektir.” hadis-i şerifini üstüne alınan bir sanattır mimari.

Mimarlar; toplumdaki bu görevi üstlenerek, tarihten geleceğe doğru uzanan varlık sürecinin “geçmişini”, “erişilen gün”ün oluşumunu anlayarak “geleceği” tasarlamalıdır.

mimari bir eser; bulunduğu şehri güzelleştirmeli, yaşanabilir hale getirmelidir. Evlerimiz, ibadet yerlerimiz, kütüphanelerimiz… Hepsi mimarlık sanatının eseridir.

Günümüz mimarisine baktığımda güzelleştirmek bir yana, mimarideki en önemli unsurlardan işlevselliğin bile tam tezahürünü göremiyorum.

Modern mimari ile kafası karışan bazı Türk mimarların eserlerini görüyorum. Modern mimarlığı batıdan aldığı gibi kullanıyorlar.

Modern mimari deyince geçmişi silip atmak gelmesin aklımıza. Aksine doğu kültürlerine kadar açılan bir yelpaze içinde yeni değer sistemini gündeme getiriyor.

Le corbusier modern mimarlığının temel çözümlerini Osmanlı mimarisinin değerlerinden faydalanarak oluşturmuştu.

Modern mimarlığın temelinde yer alan düşünceler, ülkemizde ilericilik adına tasfiye edilirken, modern dünya bunları hareketinin temelleri olarak benimseyen insanlar çıkarmıştır.

Ülkemizin gururu, dünyanın bilge mimar’ı Turgut Cansever, Türk ve İslam mimarisinden taviz vermeyerek çağdaş çizgiyi yakalama peşindeydi.

Her eserinde güzele biraz daha yaklaşıyordu.

İnsanlar büyük, ihtişamlı camiler yaparak İslam’ı yüceltmek isterler.

İslam zaten yüce bir dindir.

Sen bir kilisenin karşısına onunla yarıştırmak adına cami yaptırırsan ve bu cami ille de bu kiliseyi geçsin dersen Cansever’ce bu durum “gizli bir putperestliktir.” Bence de durum böyledir.

Minarenin yüksekliği, kubbenin kurşunluğu değildir mesele.

Şimdi de belediyeler boş buldukları alanlara cami yaparak devletin Müslüman bir devlet olduğunu gösterme peşindeler.

Elbet de camiler bizim evlerimizdir.

Dinimiz ve kültürümüz açısından bakıldığında da camiler çok önemli bir yerdedir.

Fakat niyet işin içine girdiği zaman değişiyor.

Taksim’e cami yapılsın mı yapılmasın mı tartışmaları yerine caminin mimarisi, çevreyle ilişkisi, meydan düzeni  tartışılması gerekirken sağ-sol çatışmasının içinde mimari bir kenara bırakılıyor.

O günlerin gelmesi dileğiyle…

Not:bu yazı Turgut Cansever’in “Kubbeyi Yere Koymamak” kitabı okunduktan sonra yazılmış, etkisinde bolca kalınmıştır.

Bir de acizane bir mimar adayı halinde yazdım. hatam varsa affola.

münire rumeysa çakan

Yazar Hakkında

Rumeysa ÇAKAN

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com