Deneme EDEBİYAT ŞEHİR

Nazilli’nin Modernizm ile İmtihanı

nazilli

Betonlaşmış şehirlerimize ve insanlarımıza inat biraz toprak kokusu ve toprak gibi sadık Anadolu insanı.

Dikey mimariye mahkûm, birbirini perdeleyen çok katlı binalarıyla gökyüzüne hasret modern büyükşehirlerin yanında Nazilli masum bir uzun yaşam şehri.

Soruyorsun kendine “Nazilli’de ne var ki?” diye. Sakin ve sade bir şehir Nazilli. Büyükşehirlerdeki imkânları bu küçük şehirde bulmak zor. Mesela alışageldiğin ata sporun bowling ve buz pateni, AVM’lere hapsedilmiş sahte oyuncaklarla donatılmış eğlence merkezleri burada yerini at biniciliğine, sokaklar arasındaki yeşil parklara ve mütevazı çocuk oyun alanlarına bırakıyor.

Şehirde küçük bir gezintiye çıkınca müstakil evler çıkıyor karşına bahçesinde incir, limon, portakal, mandalina, kestane ve zeytin ağaçlarıyla. Ağaçtan meyve koparıp yeme şansını yakalıyorsun. Şaşıracaksın ama Avrupa’nın bağrından kopup gelmiş organik yaşam tarzını benimsiyor Nazillili.

Burası bir öğrenci şehri dolayısıyla kafeleri var, sinemaları var, barları var, clupları var…  AVM’lerden burada yok ama işini görür mü bilmem her şeyi bulabileceğin büyük bir çarşısı var. Gitmeden de incir alırsın, senin için kutulanmış ve çikolataya bulanmış.

Olmadıysa, beğenmediysen trenle 3 saat uzaklıkta İzmir var. Trene binip oturabilmek de ayrı bir beceri ister, bilmem başara bilir misin yer kapmaca yarışını. Ama yol boyunca yeşil mandalina, portakal, zeytin ağaçları, yapraklarını dökmüş şeftali ve incir, pembe çiçeklerini açmış badem eşlik eder sana. Çamlıktan çam kokusunu çekersin bir bayram eder ciğerlerin.

Sahi modern insan sen hiç badem ağacı görmüş müydün pembe çiçekleriyle? Ya da pamuk tarlası sadece güneydoğuda çocukların üç kuruşa yevmiyeyle çalıştırıldığı haberiyle aşina olduğun?

Dur ya da gitme şöyle bir gezelim seninle. Uzun çarşıdan belediye meydanına geçerken dağıtılan hayır lokmalarından alırız. Sonra “Avrupa’da gezerken bir lokma da orada döküverseydiler de aç bitap kalmasaydık” diye iç geçirirsin belki. Çok mu bayağı? O zaman gel dondurmalı irmik tatlısı yiyelim. Belki tercihin waffle’dan ya da yalnızlığını daha da yalnızlaştırmak için acı bir macchiato’dan yana olurdu ama çok seveceksin. Sonra çay içer dertleşiriz karşılıklı.

Bak kardeşim, diğer birçok şehrimiz gibi Nazilli de modern şehir olma yolunda cesur adımlar atıyor. Mesela onların da evcil köpekleri var hatta başıboş birçok evcil köpek. Gençler memleketini terk ediyor büyükşehirlerde yaşama arzusuyla. Sokaklar aşinası olduğun Avrupa’daki gibi ayyaşlarla, uyuşturucu müptelası gençlerle, kaldırımları mesken tutmuş dilencilerle dolu. Bu şehirde de doğal gaz var; birinin gelip evlerinin içine alması beklenen. Belki yakılan kömürün sisi hatırlatır sana modern şehrin fabrika dumanlarını. Belki hatırlarsın Avrupa’da temiz suya hasret kaldığın pahalı günleri ya da büyükşehirlerin damacana geleneğini. Belki Nazilli’de bir çeşme başında belediyenin birkaç liraya dağıttığı iyi suyu pet şişeye doldururken eski Türk filmleri gelir aklına; çeşme başında gülüşen köylü kızlar…

Anlat bakalım nasıl buldun? Yoksa bu vatan toprağının güzide şehrini İtalya’nın, İspanya’nın, Portekiz’in Akdeniz şehirlerine mi benzettin? Yoksa atanın medeniyet yurdunu soysuz Avrupa şehirleriyle mi mukayese ettin? Ey insanoğlu vatanına yabancılıkta bu kadar mı çok yol kat ettin?

Ah! Çekse elini üzerimizden bu modernite. Ve kurtulsak ağacından koparıp yerken ayvayı bugün de organik beslendim demekten.

Yazar Hakkında

Fatma Şeyma KESKİN

5 Yorum

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com