DÜŞÜNCE

Neyi Kaybediyoruz?

kaybetmek

Birçoğumuz kaybettiklerimize üzülen insanlarızdır. Ya bir dostumuzu ya bir yakınımızı ya sevdiğimiz bir eşyayı ya da kaybolup giden fırsat dolu yılları. Kaybettiğimizin anıları, doldurulmayacağını düşündüğümüz yeri, üzerimizdeki sahiplik duygusunu arar dururuz.

Bize her şeyin O’nu hatırlattığı da olur, mazimizde bir yara olarak da kalır.

Hep de üzerine titrediğimiz şeyler için kaybetmekten korkuyoruz. Neden, O’nu bir daha görememekten mi  yoksa bir daha kavuşamamaktan mı? Hangisi kaybetmek?   Güvercininizi geri döneceğini bilerek salarsınız, peki ya dönmeyeceğini bilseniz? Askere gidecek olan abinizi kışlaya uğurlarken gülerek el sallarsınız, peki bir daha dönmeyeceğini bilseniz o ellerle abinizin kolundan tutmaz mısınız gitmemesi için? En sevdiğiniz saati arkadaşınıza bir müddet kullanması için verebilirsiniz peki ya o saati çalacağını bilseniz? Hangisinden korkuyoruz hangisinde kaybediyoruz;  bedenen, madden, cismen yanımızda olmadığı zaman mı yoksa kavuşma ümidi olmadığında mı. Mesela annesinin ölümünü kabullenemeyen biri için kaybetmek yoktur çünkü bir ümidi vardır şu kapıdan çıkıverecek gibi gelir. Annesinin bedenen burda olması önemli değil sanki bir gezintiye çıktı ve geri gelecek. Esasen kaybetmek yanında görememek sesini duyamamak onu yaşayamamak değil bir daha göreceğine duyacağına yaşayacağına inanmamaktır. Bu ikisinin arasındaki ince çizgi İstanbul’da  gemileri karadan yürüten 300 kişiyle Bedir’de muzaffer kılan Çanakkale’de 250 kg’lık top mermisini kucaklattıran İnanç’tır. Ve biz inananların yanlış bir tabiri vardır biri öldüğünde “kaybettik” deriz. Buluşma ümidi yokmuş gibi sonsuza kadar kalacağımız ve bir gün Allah nasip ederse orada buluşacağımız yer,ahiret yokmuş gibi. Hayır biz kaybetmiyoruz ebediyete uğurluyoruz. İnanç kaybetmez, inanç yok olmaz çünkü inanç ümitsizliğe umudunu kaybetmeye karamsarlığa boyun eğmez.

“Bir gün bu kapıdan sen gireceksin. Biliyorum. Er geç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra. Öldüğüm gün bile gelsen…”  Dediği kişiyi Ümit Yaşar Oğuzcan kaybetmiş midir?

Unutmam mümkün değil, unutur sanma. “Gelmez” diyen olursa sakın inanma. Umutlarını kaybetme ha zamanla. Geç kaldı diyerek gam çekme. Gelirim, beni bekle. Diyen Abdurrahim Karakoç kaybedenlerden midir?

Biz de kaybedenlerden mi olacağız ümitsizlik diyarında gezerek, biz de yenilmişliğe alışacak mıyız kazanan zannettiklerimize inancımızı teslim ederek. Efendimiz(s.a.v): ” Bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar” buyururken, kaybettiğimiz zannettiklerimize ağlayacak mıyız? İnsanın mükemmel işleyen organizma yapısı olduğu gibi birde inanç ve düşünce sistemi vardır ki şükürler olsun yaradan bizlere onu nasıl kullanacağımızı söylemiş öğütlemiş biz de tabiri caizse develer kervan oldu deyip yolumuzu kaybetmeden inancımıza sarılarak yeniden toparlanmalı ümitsizliğe düşmemeliyiz.

Bana göre değer verdiğimiz kaybettiğimizi zannettiğimiz her şey ümidimizi yitirmessek ve o yolda mücadele edersek mutlaka bize geri gelecektir ve o an kaybettiğim dediğimiz şeyin aslında bir kayıp olmadığını anlarız. Peki asıl kaybedilen nedir. Paramız çalındıysa yüzüğümüz denize düştüyse bir dostumuz vefat etmişse ya da boş geçirdiğimiz zaman geçip gittiyse bunlar kaybedilmedi ne kaybedildi?
Bir Müslüman olarak attığımız her adımın birer imtihan vesilesi olduğunu bilerek yaşıyoruz, nefesi neyin uğruna alıp verdiğimizden hangi amaç için attığımız adımlara kadar. Yani bizim bu dünyadaki her karşımıza çıkan şey bizim imtihanımızdır. Yeni bir elbise mi alacaksın, imtihan. Maaşa mı bağlandın, imtihan. Çocuğun mu oldu, imtihan. Evlendin mi, imtihan. Her hal ve her durum bakalım kul bu durum karşısında ne yapacak diye Allah’ın bir imtihanıdır. Diyeceğim o ki fakir mi olduk bunun bir imtihan olduğunu bilmeden isyan edersek biz aslında parayı değil imtihanı kaybettik. Çünkü para kaybedilmez imtihan kaybedilir.

Ümidimizi yitirmemeliyiz gidenle buluşulur, bulunmayanla kavuşulur. Umduğumuz şeylere neyi umuyorsak vuslatı yakın görmeli ama şunu da unutmamalı ki kaybedilen sadece imtihan olduğu gibi kazandığımızda imtihanımızdır. Allah kazandık zannederken kaybedenlerden eylemesin. İmtihan şuurumuzu kaybettirmesin.

Yazar Hakkında

Mustafa Ali BULUT

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com