Deneme

Samimiyet

c88cf37e3ec4

Dünyanın her yerinde insanlık bir samimiyet sınavı veriyor. Saf, duru, tertemiz bir niyeti aradığımız; kinden, hasetten ve riyadan kaçındığımız; unuttuğumuz erdemleri ve kaybolmaya yüz tutan değerlerimizi bulmaya çalıştığımız; ihlaslı insan olma yolunda gönül kapılarını araladığımız bir sınavdan geçiyoruz. Yüreklerimizin el ele buluştuğu bir arayışın adıdır samimiyet. Hakkın hatırını halkın hatırına tercih etmektir. Kalbin huzura kavuşmasıdır. Samimiyet adanmaktır, bağlanmaktır. Samimi bir Müslüman; yaşantısı ve ahlakıyla yalnızca Rabbinin rızasını ve hoşnutluğunu gözeten kendini Allaha adayan kişidir. Peygamberimiz (s.a.v) ihlasla yapılan az ibadetin samimiyetsiz yapılan çok ibadetten hayırlı olduğunu bildirmiştir.

Bir kimseyi, bir şeyi içten ve gönülden sevmeyeli, tüm nefsi duygulardan uzakta gönülden bağlanmayalı ne kadar oldu sahi? Sahibini bir günaha daha sevketmeyen içten, samimi ve ihlaslı bir tövbe etmenin üzerinden kaç zaman geçti? Bir kimsenin yüzüne karşı nasıl davranıyorsak, nasıl bir bağlılık ve samimiyet gösteriyorsak gıyabında da öyle hareket etmekten çok mu uzaklaştık sanki? Kalplerimizin dünyanın esiri, ruhumuzun ise nefsin kölesi haline gelmeye başladığını fark etmememiz üzerinden ne kadar zaman geçti? Artık secdeye sadece alnımızı değil, gönlümüzde koymanın vakti gelmedi mi? Ömrümüzün takvim yapraklarını bir bir koparırken kendimizle aramızdaki samimiyeti kaybettik. Vicdanlarımız köreldi. Ne yaptığımızın farkında olmadan samimiyetsiz ve ihlassız yaptığımız her secde de, durduğumuz her kıyamda, tuttuğumuz her oruçta Cenabı Haktan uzaklaştık. Niyetlerimiz samimiyetsizleşti. Gönlün derinliklerinden taşan en samimi duygular gidince elimizden, karşımızdakine tesir edemedi sözlerimiz.

Çıkar ve beklentilerin öne çıkmaya başladığı bir dünyada samimiyet, düşünceleri yaratılmışların değerlendirmesinden arındırmaktır. Yaptığın her işin, söylediğin her sözün Allah için olmasıdır. İmanın samimiyeti teslimiyetten geçer. Ümitsizlik denizinde yüzmek yerine Allah’ın bize yazdığı kadere doğru yelken açmanın adıdır teslimiyet. Onun yaptığı her şeyin güzel olduğunu düşünmek ‘Görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler’ düşüncesini kalbe yerleştirmektir. Teslimiyetin en güzel örneği: Senelerce evlat hasreti çeken bir babanın oğlu Hz. İbrahim’i kurman etme emrine boyun eğip tevekkülü tavır göstermesiydi.

Samimiyet sahtelikten kurtulmaktır. Gaye ile vasıtayı birbirinden ayırmak; varlık, benlik, gurur ve kibri ruhumuzdan temizleyip bir ‘hiç’ olmaktır. Allaha olan samimi bir muhabbet; baktığın her şey de fani mührünü görmek sana emanet edilen her şeyi sahibine ulaştıran dek muhafaza etmekle mümkündür.

Ettiğin duada başkalarında yer vermektir samimiyet, gölgesinde dinlendiğin dallarına sığındığın gövdesine yaslandığın koca bir çınarın verdiği güveni bir dost sıcaklığında bulmaktır. Derdin ve devanın sahibini anlamak, tanıdıkça sevmek ve onun sevdiklerini onun için sevmektir.

Samimiyet Hz. İbrahim’in ‘Kurtarır ise lütfundan, yakar ise kusurumdan’ diyerek cennet bahçesine dönüşen ateşe girmesiydi. Bizce samimiyet Yusuf’un kör bir kuyudan gönüller sultan olma yolundaki muhabbetinde gizliydi.  Babasına, Züleyha’sına ve kardeşlerine kavuşan Yusuf’un ‘ Ey gökleri ve yeri yaratan, Sen dünyada ve ahirette benim sahibimsin. Beni Müslüman olarak öldür.’ Diyerek ölümü istemesiydi.

Samimiyetin bizdeki en güzel örneklerinden biriside Âşık Veysel’in kendisini terk eden karısını için ‘Bunca yıl yemeğimi yapıp yedirdin Bana çok emeğin geçti. Yaban ellerde kimseye muhtaç olma diye bir çift ayakkabıya koyduğu tüm parasıydı. ‘Ne var ise sende bende, aynı varlık tüm bedende yarın mezara girende sen toksun da ben aç mıyım diyen, gönül gözüyle görmediklerimizi gören koca yürekli bir adamdı samimiyet..

Yolun sonunda Hakka götürecek dostlara gönülden bir muhabbetle bağlanmak duası ile…

Ey dost!

Burası Dünya imiş

İnsanın iki yanından riya denizleri akar imiş

Kimse kimseye ardını dönmez imiş

Ey dost!

Her kula olmaz bu takdim

Destur dergâhına selamsız girdim

Sen bir ateş olda biz etrafında pervane olalım

Dergâh kapısında su taşır

Siraye aşkına kör olalım

Yunus ile Taptuk olalım

Şems ile Rumi olalım

Dilden dile yayılalım

Meclislerde sayılalım

Evvela yalan dünyada Gerçek iki delil biz olalım.

Ayşenur ÇITA

Yazar Hakkında

İmsak Dergisi

İmsak Dergisi

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com