DÜŞÜNCE

Sivil Toplum Nedir, Ne Değildir?

siviltoplum

Sivil toplum, toplumu inşa eden gönüllü birlikteliklerle oluşturulan bir yapıdır.

Bir ülkenin ekonomik ve siyasi gelişimleri, toplumun refah seviyesinin artmasının sağlanması ülkenin somut olgular üzerinde geliştiğini gösterir. Bunlar bir ülkenin olmazsa olmazlarındandır.

Peki ya manevi olgular?

Bir toplumu ayakta tutan ve onu güçlü yapan etmenleri başında toplumsal dinamikler gelir. Bu dinamiklerde kardeşlik, ahlak, sevgi, saygı gibi manevi olgulardan oluşur. Bu olgular bir meyvenin içi somut olgular da dışı gibidir. Meyvenin dış görünüşün güzel ve çekici olması onun değerini artırır. Fakat içinin kötü olması dış güzelliğinin pek işe yaramamasına ve zamanla dışının da çürümesine yol açar.   Bu dinamiklerin canlanması, toplumsal duyarlılığın artması daha yaşanabilir bir toplum oluşmasını sağlar. Bunun sağlanmasındaki en büyük paylardan biri de sivil toplum örgütlerine aittir.

Tarihimize bakacak olursak, Osmanlı’da siftahı yaptıktan sonra gelen müşterisini siftah yapmayan başka esnafa yönlendiren, yoksulları gözetip şehrin belli noktalarına yoksullar için para koyan ve bunu yaparken verenin de alanında belli olmadığı bir düzen kuran, kuşlar soğuktan etkilenmesin diye onlara özel yuvalar yapan ve besleyen, yoksul kızlara çeyiz almak için oluşturulan ince düşünülmüş bir çok sivil oluşum örneği vardır.  Eğitim, sağlık, dini ve bunlar gibi birçok alan da sivil oluşumlar etkin rol almış ve daha samimi, nitelikli bir çalışma alanı oluşturmuşlardır.

Peki tanımını yaptığımız sivil toplum ile günümüz sivil toplum kuruluşları aynı işlevde mi hareket etmektedir?

Geçmişte sivil oluşumlar daha çok devlet işlerinin niteliğini artırmaya yönelik, devleti destekler nitelikte hizmet vermekte iken; günümüzde ise devlet, sivil toplum kuruluşlarını destekleyerek bir nevi kendi kuruluşları haline getirmiştir.  Birçok Sivil toplum kuruluşu devlet desteksiz çalışma yapamaz olmuş, daha rahat bir şeyler yapıyım derken zihnen kendini daraltmıştır. Olumlu gibi gözüken bu durumda birçok olumsuzluğa kapı açmıştır. Şu anki birçok sivil toplum kuruluşunun niteliği de bu söylediklerimi ispatlar niteliktedir.  Yani Sivil toplum devlete bağlı sivil oluşumlar değil topluma bağlı sivil oluşumlardır.

Herkesin dünyası kendi kavrayabildiği kadardır. Ama kendi kavradığı dünya herkesin kavradığı dünya da değildir. Etrafa daha geniş bir açıdan bakabilmek gerekiyor. Sivil toplum içinde uğraş verdiğin yerin dışında uğraş veren birçok kuruluşun varlığını bilmek gerekiyor. Sivil toplum kuruluşları birbirileri ile dayanışma içerisinde hareket etmeli, gerektiği yerde madden gerektiği yerde manen birbirlerine destek olabilmelidir. Daha çok hizmet edebilme anlayışı içinde olmalı fakat üstünlük kurma yarışı içerisine girmemelidir.

Nicelik nitelikle önem kazanır. Sivil toplumun derdi kalabalıklar oluşturmak değil nitelikli topluluklar oluşturmak olmalıdır. Aksi takdir de amacından şaşmış güç gösterisi yapmaya yönelik hareket etmiş olacaktır.

Sivil toplum sürekli ziyaretler gerçekleştirmek ve bunun reklamını yapmak demek değildir. Sivil toplum siyasi partilerin altında hizmet vermek demek değildir. Sivil toplum makam sahibi olmak için kullanılan bir yapı değildir. Sivil toplum tanınırlık kazanmak için kullanılan bir yapı değildir. Sivil toplum herhangi bir kişisel hedefe ulaşmak için kullanılan bir basamak da değildir. Sivil toplum menfaatlerin kurbanı olmamalıdır.  Yapılan faaliyetlerle sivil toplum tanımı yapmak yerine olması gereken sivil toplum tanımı ile bu kuruluşları en iyi şekilde yaşatabilmeliyiz.

Sivil toplum ülke dinamiklerini oluşturan en önemli olgulardan birisi iken gerçek manasında uzaklaştırıcı hareketlere karşı tavrımız net olmalı, iyi görebilmeli ve karşısında durabilmeliyiz. Kesinlikle bu konular göz ardı edilmemeli, nitelikli bir toplum inşası için üzerinde durarak, düşünerek hareket etmeliyiz.

Yazar Hakkında

Hüseyin YILMAZOĞLU

Hüseyin YILMAZOĞLU

Herkes gittiğinde kalabilecek kadar cesur gerektiğinde bütün işleri tek başına yapabilecek kadar güçlü olma düsturu ile hareket etmeye çalışan, yenilikçi bir bakış açısı ile hareket etmeyi seven dertli bir ademoğlu.

1 Yorum

  • Kardesim, değindiğin konu;
    muhtevası yaziliş zamani itibariyle gercekten önemli ve uzerinde durulmasi gereken bir konu. Bu baglamda, yaptigin tespitler toplumumuz Stk lari icin cok degerli. Bunun yaninda, yazinin imla kurallari bakimindan biraz daha dikkat edilerek yazilmasi gerektigini dusunuyorum. Ne soyledigimiz kadar, nasil soyledigimiz de onemli. Bu acidan anlatim bozukluklarina biraz daha dikkat etmelisin.
    Sonuc itibariyle; bir Stk uyesi olarak yazini çok degerli buluyorum. İdeal Stk baglaminda dikkate alinmasi gereken bir yazi.
    Saygilarimla.

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com