KİTAP

Türkiye’nin Maarif Davası – Nurettin TOPÇU

Nurettin Topçu Okuması

Aşk ve iman ağacından özünü alan bir gençlik…

“Gençlik geleceğin tohumudur.” diyor Nurettin Topçu. Gençliğin yarınların özünü oluşturacağı gerçeğini kitabın ilk bölümünün ilk cümlesinde yer veriyor. Gençliğin; geleceğimiz olan gençliğin yalnız maarif sisteminde hayat bulacağını ve böylelikle öncü bir neslin inşasının eğitim ve öğretimle hayat bulacağını anlatmıştır. Avrupa’nın körü körüne taklit edildiğinden dem vuran Topçu, ilim sevgisinin yitirildiğini, batı taklitçiliğinin tüm hızıyla yayıldığını, ilmin birer araç haline geldiğinden bahseder.

Günümüzde eğitim sisteminin her kademesinde olan sorunlar devam etmekte lakin bunlara tek çözüm bile bulunamamaktadır. Eğitim sistemimiz sadece yeni okullar açarak düzelemez, okullara akıllı tahtalar konularak eğitimde çözüm yollarına gidilemez ancak düşünmeyen bir gençlik hayat bulur.

Topçu, müfredat programı dayatmasına karşıdır. “Maarif demek muallim demektir. Milli Eğitim Bakanlığı sadece onu düzenleyici bir cihazdan başka bir şey değildir. Kitap, program, imtihan ve bütün öğretim meselelerini çözümleyecek olan bir milletin muallim ordusudur. Bu işlerin Bakanlık teşkilâtı tarafından tepeden idâresi muallimin ilmî ve fikrî hürriyetinin inkârı, bu hürriyetin adeta köleleştirilmesidir. Descartes ‘Hür olmayan düşünce değildir’ diyor. Bu söze inanarak diyebiliriz ki, hür olmayan muallim değildir. Mahkûm edilmiş fikir ve irfandır. Fikir ve kültürün mahkûmiyeti en az vatan toprağının esaret altında kalması kadar acıklıdır.”

Formüller ezberletilerek öğretilen derslerin öğrencinin benliğinden koparacağını, ona göre matematik zihnin analitik düşünebilme yeteneğinin artması için çözümleme metodları ile olması gerektiğini, fen derslerinde deney ve gözlemin, sınıflama yönteminin olması gerektiğini, edebiyat derslerinde yazarın kitaplarının çoğunun okunmasını söyler.

Topçu, idealsiz bir gençlikten bahseder: “Bugünün genci idealsizdir; hayallerden kaçar. Realitenin sahibi olmak azmindedir. Zira onu yetiştirenler geçmiş zamanın idealist nesillerini, hasta, hulyaperest diye damgaladılar. Fuzulî mektepte öldürüldü… Gencimizin inançları, ıstırabı yoktur; pozitivisttir, tecrübeye dayanır… Istırabın zehir olduğu nesillere öğretilmiştir. Hepsi de Amerikan terbiyesinden nasiplidirler. Gülmek, eğlenmek için yaşamaktadırlar. Çoğunun dış yüzleri, diplomatların objektifteki bakışlarına benzer. Gencimizi ruhu sarsıntı halindedir. Gençler, spor, siyaset ve kazançtan ibaret üçüzlü hayat maddeciliğine daha beşikten başlayarak meftun yetişmektedirler.”

Bugün üniversitelerimiz Batı taklitçiliğinin esiri altındadır. Hakikat peşine koşan bir gençliğin yerini yalnız diploma hayali almıştır. Batı’nın esiri altından kurtulmanın yollarını arayacak bir gençlik tasavvur etmeliyiz, maarif sistemimizde köklü değişikliklere gidilerek bu duruma çareler aramalıyız. Batı taklitçiliğinden kurtulmamız gerektiğini yineleyelim. Ülkemize özgü eğitim sistemi, müfredat programları geliştirilerek uygulanmalı, aynı zamanda gereksiz dersler ve konular, öğrenciye faydası dokunmayacak bilgiler müfredattan çıkarılarak sunulmalıdır.

Eğitimde teknoloji kullanımının artmaması gerektiğini, teknolojinin tembelliğe yol açtığını, bugün ilkokulda dahi teknolojiye bağımlı bir eğitim anlayışı yerleşmektedir. Teknoloji odaklı bir sistemde öğretmenlerimizin işlevsiz hale geldiğini görüyoruz. Teknolojinin esiri altında olan bir eğitim sisteminde öğrenci düşünmeyen adeta robotlaşan bireyler haline dönüşecektir. Rekabete dayalı bir eğitim sisteminden vazgeçmemiz gerektiğini söylüyor ki bunda ilk başta sınav sistemimizde ülkemiz açısından köklü değişikliklere gitmemiz gerekmektedir. Öğrencilerinin yetenekleri körelmeden bunu başarabileceğimiz bir eğitim anlayışı getirmeliyiz.

Yazar Hakkında

Sevim TOSUN

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com