DÜŞÜNCE

Ya Hep İslâm Ya Hiç İslâm

yahepislam

        Günümüz Müslümanları olarak yaşanılan en büyük problemin; hayatta karşılaşılan hadiselerde, birbirimizle ve diğer Dünya Toplumları ile ilişkilerimizde, yaratılmış olan tüm eşyaya olan bakış açımızda ‘’Müslümanca Bir Bakış Açısının’’ olmamasından kaynaklanmaktadır.

Gerçekten de eşya ve hadiseler karşısında nerde, ne şekilde ve nasıl davranacağımızdaki bu belirsizlik, Müslümanların zihinlerinde bir bunalıma sebep olmakta ve bu bizleri İslam Toplumunun ve Medeniyetimizin yeniden ihyası noktasında eylemsizliğe iterek yeise sürüklemektedir.

Öncelikle Batılı ve Müslüman kafa yapısı ayrımının rijit bir şekilde yapılamamasının ortaya koyduğu problemlerin, sanki bizim problemlerimizmiş gibi algılanmasının ne denli sakat bir düşünce olduğunu düşünmemiz ve yine bu kafa yapılarının, düşüncelerini farklı kodlar üzerine inşa ettiklerini; hayata, eşyaya ve hadiselere birbirinden çok farklı argümanlarla baktıklarını idrak etmemiz gerekmektedir. Günümüz yaşantısıyla karşımıza çıkan problemlerin aslında düzmece problemler olduğu, ve bu problemlerin Hayat Rehberimiz Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılıp, Efendimiz(s.a.v)’in sünnet-i seniyyesini idrak ederek hayatımıza tatbik etmemizle beraber problem olmaktan çıkacağı, bir reçete gibi önümüzdedir.

Peki yukarıda sürekli belirtilen ‘’Batı Kafa Yapısı’’ nedir? Şöyle genel hatlarıyla çizecek olursak; İnsanoğlunu bireysel bir yaşam anlayışına iten, fertlerin kendisinden başkasını düşünmeyip, herkesin kendi başının derdine düştüğü; materyalizmin etkisiyle yetinme duygusu yerine, herkesin daha çok edinme anlayışına büründüğü; insanı diğer canlılardan ayıran ve  insan olma özelliğini ortaya koyan değerler sisteminden yoksun bir insan profili karşımıza çıkmaktadır.

Bu noktada, hayatımıza Müslümanca bir bakış açısıyla yön verebilme konusunda gerçekten çok ufuk açısı olan Rasim Özdenören’in güzide eserlerinden ‘’Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler’’ adlı kitaptan esinlenerek kaleme aldığım bu yazıda batılı bakış açısını da ele almanın gerekliliğini düşünüyorum. Batılı bakış açısının oluşmasındaki etkenlerde biri; öncelikle insanoğlunun günümüzde yeni tabusu olan Bilim olarak ele alınabilir.Bilimin ve bunun pratiği Teknolojik gelişmelerin rönesansla beraber toplumda dini tahakküme tepki olarak doğduğu, Hristiyanlığa karşı dinsizlik telakkisiyle inkişaf olduğu ve Batı toplumunun zihni yapısının buna göre şekillendirdiği gözlemlenir. Gerçekten de bizim toplumumuzda da zihni sancılar çeken sözde aydınların Bilime ve Dine bakış açılarında bu düşüncelerin etkisinde kalındığı söylenebilir. Bu İslam’a Müsteşrik bir zaviyeyle bakılmasından kaynaklanmaktadır. Somutlaştıracak olursak  ‘’Din Adamı’’, ‘’Dini İbadetlerimiz’’ ve ‘’Dini Günler’’ vs. gibi ifadeler, altında örtülü olarak dini dünya işlerinden ayıran telakkilerin yatmakta olduğu görülür. Binaelaneyh batı kodlarıyla düşünen Batılılaşmış Müslümanlarda maalesef dini sadece ritüel ve tekellüfatdan (emir ve nehiyler) ibaret gören bir anlayış vardır. Özellikle Rasim Özdenören’in bu noktada tespit ettiği elzem bir noktayı dikkatlerinizi çekmek istiyorum; yazara göre Bilinçli bir Müslüman olabilmek için Müslümanların, kişisel sorumlulukların(namaz, oruç, hac…) yanında yapıp ettiklerine de bakmaları gerekiyor. Çünkü kişisel sorumlulukları yerine getirirken küfrün amaç ve gayelerine alet olunduğunda Müslüman bir şahsiyette İslami bir bilinçten söz edilemez.

İşte bu nedenledir ki Müslümanca düşünen bir toplum yapısının yeniden ihyası noktasında  İslam’ı kendi ilkeleriyle değerlendirmemiz, yani ’’ya hep İslam, ya hiç İslam’’ telakkisini idrak etmemiz gerekir.Böyle yapıldığı takdirde Müslümanların tekrar İslamlaşması ve günümüz düzmece problemlerinin çözümü, Allah’ın (c.c.)  izniyle kaçınılmaz olacaktır. Selam ve dua ile.

Yazar Hakkında

Mertcan Ören

Yorum Yap

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com